Safranbolu Yörük Köyü Gezi Rehberi

Taptaze bir yazı daha. Geçtiğimiz hafta sonu ziyaret ettiğimiz Safranbolu ve Yörük Köyü’ nden bahsedeceğiz bu yazımızda.

İstanbul çıkışlı Safranbolu– Yörük köyü- Amasra gezisi; hafta sonu Karadeniz’ e doğru yolculuk yapmak isteyenler için en uygun rotalardan birisi.

Ülkemizde en çok turist çeken  yerlerden birisi olan Safranbolu’ dur.İsmini bölgede yetişen safran bitkisinden alan Safranbolu; geleneksel Osmanlı mimarisini taşıyan evleri ile 1994 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ ne alınmıştır. Tarih boyunca çeşitli uygarlıkların egemen olduğu Safranbolu; sırayla Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Helenistik krallıklar, Romalılar, Selçuklular ve Türk beylikleri hâkimiyetine girmiştir. 1460 yılında son kez Osmanlı topraklarına katılan Safranbolu, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlıların Kastamonu iline bağlıydı. Cumhuriyetin kuruluşunun ardından, 1927 yılında Zonguldak iline bağlanan Safranbolu, 1995 yılında il olan Karabük’ün sınırları içine alındı. Çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan tarihi ilçede gezerken kendinizi tarihe kaptırmış hissedeceksiniz.

Safranbolu’ ya vardığınızda ilk yapmanız gereken, Hıdırlık Tepesi’ne uğrayıp öncelikle oradan şehrin panoramik manzarasını izlemek ve Safranbolu evlerini oradan fotoğraflamak olmalı. Hıdırlık tepesinden aşağı inildiğinde ise tarihi Safranbolu’nun merkezi bizleri karşılıyor.

dsc_0619

Safranbolu evlerinin bir çok özelliği bulunmakta ve yerel halk ile konuştuğumuzda; Safranbolu evlerinin Osmanlı döneminde yumurta akından yapıldığı ve çok uzun süre depreme dayandığı söylenilmektedir. Safranbolu evleri Türk kültürünü, aile yaşantısını aktarabilen mükemmel yapıtlardan. Evler konak tarzında ve zamanında hali vakti yerinde ailelerin kaldığı yerlerdir.  Bizim de dikkatimizi çeken en önemli özelliklerden birisi, Safranbolu evlerinin birbirinin önünü asla kapatmaması ve birbirinin ışığını kesmemesi.

  • Safranbolu evleri genelde 2 yada 3 katlı binalardan oluşur.
  • Evlerin ilk katları hayvan damı ve hayat olarak kullanılır ve çift kat taş yığma duvar kullanılır.
  • Safranbolu Evleri; ahşap çatılı, taş ve kerpiç örgülü, duvarlar beyaz badanalıdır.
  • Geniş ocaklar evde dikkat çeker.
  • Ahşap kapı ve tavan süslemeleri görülmeye değerdir.
  • Evler haremlik selamlık şeklinde tasarlanmıştır.

20140308_154039_richtonehdr

Merkezde Köprülü Mehmet Paşa Cami avlusundaki güneş saatinin yanından geçip Yemeniciler Arastası’ na doğru ilerleyebilirsiniz. Tarihi çarşının içerisine girildiğinde esnafın karşılayışı adete  şaşkına çeviriyor bizleri, çok cana yakın ve samimiler. Dükkanların önünde ellerinde birer tepsi dolusu lokumla bekleyen esnaf,  bizlere lokum tattırmak istiyor. Her dükkanda en az birkaç tane lokum yiyeceğinizi varsayarsak, buraya gelmeden bir hafta önce tatlı yemeyi kesmenizi öneririz 🙂

Safranbolu en zengin olduğu zaman Osmanlı Devleti zamanıdır çünkü 17. yy da İstanbul-Sinop kervan yolunun önemli bir konaklama merkezi haline gelmiştir. Bu yüzden Safranbolu’da Cinci Han’ı yapılmıştır.Cinci Han’ ını Hüseyin Efendi (Cinci Hoca) 1645 yılında yaptırmıştır. Tam olarak bilinmese de Koca Mimar Kasım Ağa tarafından Cinci Han’ın yapıldığı düşünülmektedir. 20. yüzyıla değin kervansaray olarak kullanılan bu Han, 20. yüzyılın başlarından esnaf tarafından depo olarak kullanılmıştır. Cinci Han’ ın restorasyonunu DKB A.Ş. tamamlayarak 23 Nisan 2004 tarihinde Cinci Han olarak faaliyetlerine başlamıştır. Cinci Han Otel,Tarihi Çarsı’nın merkezinde ,Safranbolu’ nun görülebilecek mekanlarının neredeyse tümünün yürüme mesafesindedir.

Fotoğraf konusunda oldukça zengin olan bölgede en çok demirciler çarşısında fotoğraf çektik diyebiliriz. Farklı medeniyetlerin izlerini günümüze kadar taşıyan buradan etkilenmemek mümkün değil. Bu çarşıda devamlı çekiç seslerinden oluşan madeni musıkî duyulmakta.

dsc_0165

10847249_10205690322595969_2947369222976176403_o

10623802_10205690322555968_8750164473523634025_o

Safranbolu’ da tatmadan dönmeyin diyeceğimiz üç şey var. Bunlar; sıcak fırından çıkmış taptaze Safranbolu simidi, kesinlikle denemeniz gereken 50 yılı aşkın bir süredir Safranbolu civarında üretimi gerçekleşen Bağlar Gazoz ve tabi ki Safranbolu lokumu 🙂

Son durağımız Safranbolu Camlı Teras; 2012’de Safranbolu’da Tokatlı Kanyonu’ nda 80 metre yükseklikte, 11 metre eninde ve 100 metrekare alana sahip bir platform yapılmış ve 75 bin ton ağırlığı kaldırabilecek güce sahip bu demek oluyor ki roket mermisi atılsa kırılmayacak 🙂 1 seferde 30-35 kişinin çıkmasına izin verilmekte olup giriş ücreti 3 TL ‘dır. Tesis içerisinde yiyecek, içecek alabileceğiniz bir kafesi de var saatlerce oturup manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. Eşsiz bir yer gerçekten.

DCIM299MEDIA

DCIM299MEDIA

Safranbolu’dan sonra rotamızı Kastamonu yolu üzerinde bulunan Yörük köyüne yönelttik ve ana yoldan Yörük köyü levhasını görüp içeri girdiğinizde, ilk andan itibaren çok farklı bir his saracak. Safranbolu evleri ile aynı mimariye sahip ve bozulmadan, yağmalanmadan günümüze kadar gelebilen ender köylerden biri…
10869654_825781084150056_2630891223767439195_o

Köy girişinin ardından bizi Leyla Gencer’in büstünün olduğu konak karşılıyor, Leyla Gencer’in ve aynı aileden olan Cemil İpekçi’ nin aileleri Yörük Köylüymüş. Devam ettiğimizde ise köy meydanında bulunan Yörük Sofrası’ nda soluklandık ve burada mutlaka ayran ve gözleme ikilisini denemeniz gerekiyor. Tabi ki köy baklavasını denemeden de dönmemenizi tavsiye ediyoruz.

DCIM299MEDIA
Bu fotoğrafı sizde hemen yanda bulunan kutuya 1 TL atarak çektirebilirsiniz 🙂

Karnımızı doyurduktan sonra köyü gezmeye devam ediyoruz ve her baktığımız yerde bizi apayrı konaklar karşılıyor, hepsi birbirinden farklı ve oldukça güzel. Aynı zamanda köy evlerinin hemen hemen her birinin çatılarından sarkan geyik boynuzları gözümüze çarpıyor. Evlere şans getirmesi için asıyorlarmış. Kapı kilitleri ise daha önce hiç görmediğimiz şekilde. Kapı kilitleri arasına gerilmiş ipler duruyor; eğer ip gergin bir şekilde duruyorsa ‘müsait değil ya da evde değilim’, ip açık ve aşağıya sarkıyorsa da ‘müsait ve evdeyim’ anlamına geliyor.

img_9448

Yürümeye devam ettiğimizde ise bizi çamaşırhane karşılıyor.Çamaşırhane tabelasını görüp oraya doğru yönelirken içeride sizi hiç beklemediğiniz bir oda bekliyor olacak gerçekten oldukça etkileyici ve hala tarih kokuyor. Çamaşırhane köy kadınlarının ortak alanı kullanım alanı olarak inşa edilmiştir. Çamaşırhaneye girdiğinizde sizleri 12 kenarlı bir göbek taşı karşılayacak. Eskiden sular kazanlarda kaynatılarak, çamaşırların bu su ile göbek taşı üzerinde dövülerek temizliği gerçekleştirilirmiş. Kadınlar çamaşır yıkarken aynı zamanda bu çamaşırhanede sohbet etme ve sosyalleşme imkanı bulurlarmış.

20140309_095012_richtonehdr

img_9451

Çamaşırhane

Biz Safranbolu ve Yörük köyünü oldukça sevdik, tarihimizi yakından görmek ve hiç bir dokusu bozulmadan şahit olmak oldukça güzel.Sizde giderseniz sokaklarda kaybolup kendinizi o köyün atmosferine bırakınız 🙂

20140309_095136_richtonehdr

20140309_094814

 

1 Trackback / Pingback

  1. Ohrid Gezi Rehberi | Ohrid Gölü, Makedonya | Çekim Günlükleri

Bir Cevap Yazın